Kadınlar Aleminin Sultanları

GİRİŞ Bölümünden
Kadın olmak; buram buram vefa kokmaktı… Kadın olmak; gönlünün en derin köşelerini sevgiliye açmak; bazen bir çağlayan olup yüreklere şefkati akıtmaktı…
Kadın olmak; kalbinde yetiştirdiği sevgi tohumlarını münbit yüreklere gömebilmek… Gönül gözünden süzülen yaşlarla cehennemî ateşleri söndürebilmek… Bir yağmur olup çorak ruhlara sağanak sağanak Rahim’in merhametini indirebilmekti…
Kadın olmak; Hâcer olmaktı… Issız çöllerde bir çift nemli göz olup ilmik ilmik boğazında düğümlenen kelimeleri bir türlü telaffuz edememekti… Kızgın kumların üzerine teslimiyetten bir otağ kurmak; çılgın kasırgaların savurduğu çorak toprakları münbit hale getirmekti; Gül ve Gül’e mübtela bülbüller yetişsin diye…
Kadın olmak; Âsiye olmak; Musalara kucak açmaktı… Sonra bağrından kopup nura çağıran yiğidine en evvel inanmaktı… Velev ki Firavunların zulmü yeryüzünü kaplasa da…
Kadın olmak; gönül tezgâhında nakış nakış erdemi dokumak… Kemal minberinde Meryemce hayâyı okumak… Meryem’in iffetini yüreğinde taşımak… İman ve irfan ikliminin en hoş esintileriyle ruhları okşamaktı… Ve dahi kadın olmak Meryem olmaktı…
Kadın olmak; Gül’e bülbül olup; Bülbül’e yuva kurmaktı… Cânân’a can olabilmek için her acıya göz yummak; en onulmaz yaralara canından tiryak sunmaktı… Kadın olmak Hatice olmak; aşk ve vefa tezgâhında teslimiyeti dokumaktı… Ve giderken ardında, yokluğunda hüznü yaşayan buğulu gözler, müteessir yürekler bırakmaktı… Ve dahi kadın olmak; en saf hislerle sevme ve sevilme payesinin talibi; gönül tahtının en nadide sahibi olmaktı…
Kadın olmak; Aişece ilme vurulmak, Fâtımaca yiğitler doğurmak, Zeynepçe hüzne boğulmaktı… Kadın olmak; yağmur yüklü bir bulut olup göz pınarından süzülen her damla yaşla körelmiş yüreklere Rahman’ın rahmetini muştulamaktı…
Peki ya, bir sonbahar rüzgârının önünde savrulan kurumuş yapraklar gibi dünyevi arzularının tufanı karşısında ruhları darmadağın olanlar…
Onlar için söylenecek tek kelam var: Rotasını şaşıran hisler yanlış yönde kullanılır; yanlış yönde kullanılan hisler ne yazık ki ruha elemden başka bir şey vermez; sevgi ve şefkat madeni ruh beyhûde yorulur…
O halde hakiki kadın olmak var kadın için dünyada; candan aziz, yeri gönülde ulvi… Fıtratındaki güzellikleri nakış nakış gösterip kalplere sevgi ve şefkat, ruhlara huzur ve vefa saçmak var; Allah’ın merhametine aynalık edercesine… Ve yükselmek kulluk burcunda; şefkat ve merhamet dağıtarak etrafına ilahi merhamete mazhar olmak… Ve Firdevsî cennetleri hak etmek var nihayetinde; Âsiyeler, Meryemler, Haticeler, Fâtımalar ve Âişeler misali… Gönüllere taht kurup; cennetlere sultan olmak var…