• İçtimai Dersler

İçtimai Dersler

  • Ürün Kodu: 9782759031016
  • Stok Durumu: Stokta var
  • 53,20TL
  • 76,00TL    | % 30 İNDİRİM
Elinizdeki kitap, “Eski Said”in eserlerini ihtiva etmektedir. Eski Said deyince, akla hemen II. Meşrutiyet dönemi öncesindeki ve sonrasındaki fırtınalı yıllar gelir. Bu yıllar hiç kuşkusuz altı yüzyıllık Osmanlı imparatorluğunun bir taraftan kendi içindeki değişim sorunlarıyla uğraşarak diğer taraftan  kendi dışındaki gelişmelere ayak uydurmaya çalışarak hayatını idame ettirme gayreti içinde olduğu yıllardır. Bu dönemde Osmanlı devlet ricali olsun, sivil kesimi temsil eden aydınlar ve ulema sınıfı olsun, sözkonusu hesaplaşmanın cenderesi içinde, beyin törpüleyici sorunlara çözüm arama gayret ve telaşı içerisindedirler.

O günün Osmanlı toplumu sosyal, kültürel ve siyasal bir çalkantı içerisindedir. Kaçınılmaz değişime karşı ayak direyen statükocuların dayanakları zayıftır. Değişimden yana olanlar ise, iki grupta toplanmaktadır. Birinci grupta yer alanlar çoğunlukla İttihad ve Terakki kökenlidir ve o günkü Avrupa’nın pozitivist, inkârcı ve materyalist felsefi düşüncesinin ve bunun sosyal, kültürel ve ekonomik hayata yansımasının iyice etkisi altındadırlar. İkinci grupta yer alan değişim taraftarları ise, dindar ve muhafazakârdırlar. Değişimin, tabii seyri içerisinde kaçınılmaz olduğuna inanmaktadırlar. Ancak sözkonusu değişimi savunurken “kökü mazide olan bir gelecek” anlayışı içerisinde fikir üretip yol göstermektedirler.

Osmanlı devlet yapısı içerisindeki köhneleşmiş kurumların yenilenmesini, çağın ihtiyaçları ve evlad-ı zamanın yeni durumu gözönünde tutularak yeni bir takım düzenlemelerin şart olduğunu vurgulayan Bediüzzaman, kâh dönemin Osmanlı padişahı II. Abdülhamid’e dilekçe yazıp taleplerini sunmakta, kâh İttihad ve Terakki’nin elit kadrosuyla diyalog kurup onları etkilemeye çalışmakta, kâh 31 Mart olayında olduğu gibi, isyan etmiş taburları sakinleştirmek için askerlere  hitap etmekte, kâh meşrutiyetin ilanı münasebetiyle meydanlarda halka hitaben konuşmalar yapmakta, kâh aşiretleri dolaşarak hürriyet hakkında onlara tavsiyelerde bulunmakta,  kâh müslüman kamuoyunda yanlış ve tehlikeli yönlendirmelere yol açabilecek davranışlara engel olmak gayretiyle dönemin değişik kulüp ve cemiyetlerinde  fiilen kurucu üyeler arasına girmektedir. Toplumun etnik ve dini yapısını gözönünde tutarak, medeni ölçüler içerisinde birarada yaşamanın ortak paydasını bulmaya çalışmakta, bu konularda hem yöneticileri, hem de halkı aydınlatacak risaleler ve makaleler yazmakta ve zaman zaman şifahi nutuklar ve konuşmalar yapmaktadır.

Yorum Yap

Lütfen yorum yazmak için oturum açın ya da kayıt olun.

Sizin için Seçtiklerimiz