Dersên Civakî

Ev kitêb, ji eserên “Seîdê Berê” pêk tê. Gava meriv qala “Seîdê Berê” dike, tavilê salên bi ba û bahoz ên beriya Meşrûtiyeta II. û salên piştî wê tên bîra meriv. Ev salên han, bêguman ew sal in ku Împaratoriya Osmanî ji aliyekî ve bi pirsgirêkên nav xwe yên guherînxwaziyê re mijûl dibû û ji…

Kur’an’da Şûrâ Kavramı

Asya kıta’sının ve istikbalinin keşşafı ve miftahı şûradır…

Haklı şûra ihlas ve tesanüdü netice verdiğinden, üç elif, yüz on bir olduğu gibi, ihlas ve tesanüd-ü hakiki ile üç adam yüz adam kadar millete fayda verebilir. Ve on adamın hakiki ihlas ve tesanüd ve meşveretin sırrı ile bin adam kadar iş gördüklerini çok vukuat-ı tarihiye bize haber veriyor. Madem beşerin ihtiyacatı hadsiz ve düşmanları nihayetsiz ve kuvveti ve sermayesi pek cüz’i; hususan dinsizlikle canavarlaşmış, tahribatçı, muzır insanların çoğalmasıyla elbette ve elbette, o hadsiz düşmanlara ve o nihayetsiz hacetlere karşı, imandan gelen nokta-i istinad ve o nokta-i istimdad ile beraber hayat-ı şahsiye-i insaniyesi dayandığı gibi hayat-ı içtimaiyesi de yine imanın hakaikından gelen şûra-yı şer’i ile yaşayabilir, o düşmanları durdurur, o hacetlerin teminine yol açar.

İslamda Irkçılık Yasağı

Kur’an-ı Kerim farklı kan ve tende olmayı, farklı dillerde konuşmayı, Allah’a ait alametler, ayetler olarak sayar bu bağlamda bu farklılıklara bir kutsallık atfeder.

Irkçılık hastalığının çözümü olarak da Hz. Peygamber a.s. “İnsanlar tarağın dişleri gibi eşittirler.” diyerek, hukukta eşitliği esas almanın gerekliliğini ve “Hiç biriniz kendi nefsi için olmasını istediğiniz şeyi din kardeşi için de olsun istemedikçe iman etmiş olmaz” emri ile de empati yapmanın ve başka etnik kökenden olanları anlamanın kendimiz için istediğimiz tüm hakları onlar için de istemenin ve hiçbir üstünlük taslamadan “tek yumurta ikizi gibi kardeşçe” yaşamanın yolunu bizlere göstermiştir.

Tılsımlar Mecmuası

Bu Tılsımlar Mecmuası Risale-i Nur’un ve dinin ve imanın ve Kur’an’ın yüzer muamma ve tılsımlarının keşfiyatından bir kısmını beyan eder.

Her bir parçada bir ehemmiyetli muammâ-yı Kur’aniye ve tılsım-ı îmâniye hall ve keşfedilmiştir.

Zülfikar Mecmuası

Külliyâti Resâilün-Nur, Mecmû’atü Zûlfiqar Fil Mû’cizâti’l-Qur’aniye we Mû’cizâti’l-Ahmediye we Haşr Sadece büyük boy olarak basılmıştır

İçtimai Dersler

“Ceridelerde neşrettiğim umum makalatımdaki umum hakaika nihayet derecede musırrım. Şayet zaman-ı mazi canibinden, asr-ı saadet mahkemesinden adaletname-i şeriatla davet olunsam neşrettiğim hakaikı aynen ibraz edeceğim. Olsa olsa o zamanın ilcaatının modasına göre bir libas giydireceğim. Şayet müstakbel tarafa, üç yüz sene sonra tenkidat-ı ukalâ mahkemesinden tarih celbnamesiyle celb olunsam, yine bu hakikatleri tevsi ve inbisat ile çatlayan bazı yerlerini yamalamakla beraber, taze olarak orada da göstereceğim. Demek hakikat tahavvül etmez. Hakikat, haktır.”
Bediüzzaman Said Nursî

Hizmet Rehberi – Karton Kapak

En kolay anlaşılır Risale-i Nur metodu ile. Risale-i Nur’un hizmet modelini, Eski ve Yeni Said’le birleştiren eser. İslami tüm meslek ve meşreplere kucaklayaıcı bir yaklaşım. Risael-i Nur’un hizmet modelini bir kuyumcu titizliği içinde sunan eser. Hizmet aşkıyla dolu her Nur Talebesi’nin mutlaka okuması gereken bir eser 13,5 x 19,5 ebatıyla 656 sayfa Tek ebat üç…

Müdafaalar

Tarihte hak, adalet ve özgürlük mücadelesi veren her sınıftan kişiler sözkonusu uygulamalarla karşılaşmış ve ölümsüz müdafaalar yapmışlardır. Bizim tarihimizde hafızalarda henüz dipdiri duran Bediüzzaman Said Nursî vardır. Bir ömür boyunca zamana serpiştirilmiş müdafaalar zincirinin kahramanı Bediüzzaman Said Nursî ilk müdafaasını 1909 yılında patlak veren meşhur 31 Mart Hadisesinin ardından bugünkü İstanbul Üniversitesi’nin merkez binasında kurulan ve bir askeri mahkeme olan Divan-ı Harb-i Örfi’de paşalar ve zabitlerden oluşan mahkeme heyetine karşı yapar. Tıpkı milat öncesinde kadim Yunan’da muhakeme edilen ünlü filozof Sokrat’ın savunmasındaki gibi, her düşünce insanında bulunması gereken faziletleri ve davranışları adeta cinayet kabul edenlere karşı bu erdemli ve vazgeçilmez davranış ve düşüncelerini birer birer sayıyor ve mahkeme heyetini mükemmel bir mantık örgüsü içerisinde dize getirerek adeta sigaya çekiyordu.

Muhakemat

Muhakemat kitabı, Bediüzzaman Said Nursî’nin 1911 yılında kaleme aldığı nadide eserlerinden biridir. Eser, aslında Üstad’ın da belirttiği gibi İşaratü’l-İ’caz tefsirinin bir girişi ve mukaddimesi olarak kaleme alınmıştır. Türkçe Muhakemat veya Saykalü’l-İslâmiyet olarak yayınlanan eserin Arapçası da yine aynı yıllarda (1911-1912) Reçetetü’l-Ulema veya Reçetetü’l-Havas olarak neşredilmiştir.  Üstad, bu kitabına Reçetetü’l-Ulema (Alimler için tıbbî reçete) adını koyarken…

Hizmet Rehberi – Termo Kapak

En kolay anlaşılır Risale-i Nur metodu ile. En kolay anlaşılır Risale-i Nur metodu ile. Risale-i Nur’un hizmet modelini, Eski ve Yeni Said’le birleştiren eser. İslami tüm meslek ve meşreplere kucaklayaıcı bir yaklaşım. Risael-i Nur’un hizmet modelini bir kuyumcu titizliği içinde sunan eser. Hizmet aşkıyla dolu her Nur Talebesi’nin mutlaka okuması gereken bir eser 13,5 x…

Hak Arama Hürriyeti ve SAİD NURSÎ

Bediüzzaman hakkında birçok makale ve kitap yayınlanmış bulunuyor. Bu kişi, senelrce  gazetelerin baş sahifelerine de mevzu olmulştur. Bizim burada sunduğumuz, Nursî’nin idari makamlara ve adli mercilere başvurmaları ile mahkemelerdeki savunmalarının hukuki özellikleridir ve bu konuda ilk defa yapıldığı içinbir 1deneme” mahiyetindedir. ….. tanıtım metni ileride tamamlanacaktır         Hak Arama Hürriyeti ve SAİD…

İman ve Küfür Muvazeneleri

Her çağın kendine özgü birtakım problemleri olduğu gibi çağımızın da problemleri vardır. İslam ümmetinin tarihi süreci dikkatle izlenecek olursa görülecektir ki, her fetret döneminde o dönemin manevi hastalıklarına ve yaralarına Kur’an ve Sünnet eczahanesinden reçeteler çıkaran büyük mücedditler, mürşitler ve gönül erleri gelmiştir. Ümmetin en sıkışık olduğu dönemlerde mana âleminin bu yıldız-misâl kahramanları birer meşale…

Tarihçe-i Hayatı

Tarihçe-i Hayat kitabı, üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin 1950’lerden sonra talebeleri tarafından kaleme alınmış biyografisidir. Üstadın çocukluk ve tahsil hayatı, ilim çevrelerindeki çalışmaları, mücadele ve mübaheseleri; Risale-i Nur’ların telifi, bu yıllardan sonraki sürgün hayatı; mahkemeler, hapisler, zindanlar ve zehirlenmelerle geçen uzun ve mücadele dolu hayatı, Risale-i Nur’lardan yapılan alıntılarla da desteklenerek yazılmıştır. Üstad, telif etmiş olduğu…

Sikke-i Tasdik-i Gaybî

Sikke-i Tasdik-i Gaybî kitabı, Risale-i Nur’un dayandığı manevî dayanakları ve kaynakları izah etmekte ve bu noktada yapılmış bazı eleştiri ve itirazlara da ikna edici cevapları ihtiva etmektedir. Üstad’ın da önemle vurguladığı gibi, Risale-i Nurlar, diğer âlimlerin eserleri gibi yalnız aklın ayağı ve nazarı ile ders vermiyor; ve evliyalar gibi sadece kalbin keşf ve zevkiyle hareket…

Emirdağ Lahikası

Emirdağ Lahikası Risale-i Nur’un son dönem eserlerindendir. Bu lahikaların birinci kısmı (Emirdağ Lahikası I), Üstad’ın 1944-1947 yılları arasında Emirdağ’da mecburi ikamete tabi tutulduğu dönemde; İsparta, Kastamonu, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Anadolu’nun diğer şehirlerindeki Nur talebelerine hizmetle ilgili bazı düsturları içeren ve bazen de soru-cevap niteliği taşıyan mektuplarını kapsamaktadır. İkinci kısım (Emirdağ Lahikası II)…

Asâ-yı Musa

Asâ-yı Musa kitabı Denizli hapishanesinin bir meyvesi olan Meyve Risalesi ile Hüccetüllahi’l-Baliğa Risalesi’nden meydana gelmektedir. Bu risale, adından da anlaşılacağı üzre, tıpkı Musa aleyhisselâmın asâsı gibi, çağımızda fen ve felsefeden gelen inkâr ve küfür karanlıklarını parçalayıp dağıtmakta, tevhid ve hidayet nurlarını herkese göstermektedir. Çağımızda İslâmî ilimlerden yoksun bırakılarak sadece felsefe ve modern ilimleri tahsil eden…

Şualar

Şualar eserinin çoğu bölümleri Bediüzzaman Hazretlerinin Eskişehir, Denizli ve Afyon hapishanelerinde bulunduğu yıllarda yazılmıştır. İman esaslarının izahlarının yapıldığı Risaleler yanında, hapishanedeki Nur talebelerine hitaben yazılmış mektuplar ile Denizli ve Afyon Ağır Ceza Mahkemelerinde Üstad Bediüzzaman ve Nur talebelerinin yapmış oldukları müdafaalar da bu kitapta yer almaktadır. * Vahdaniyetin delilleri ile şirkin imkansızlığı * “Allah bize…

Barla Lâhikası

Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur hareketini bir gergef gibi sabırla örüyor, talebeleri arasındaki ilişkileri sıcak tutmaya çalışıyor, aralarına en ufak bir menfez, en küçük bir fasıla girmesini istemiyordu. Bunun için de talebeleriyle sıkı bir diyalog içerisinde olması gerekiyordu. Üstad Said Nursî, bu diyaloğun yolunu bulmuştu. Lâhika Mektupları yoluyla Nur talebeleri arasında köprü kuruyor, onlarla görüşüyor,…

Üstad Hazretlerinin En Son Dersi

   (Umum Nur talebelerine Üstad Bediüzzaman’ın vefatından önce vermiş olduğu en son derstir.)           Aziz kardeşlerim! Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. menfi hareket değildir. Rıza-yı ilâhiye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i ilâhiyeye karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde; her bir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz. Meselâ, kendimi misal alarak derim:…

Sözler

Sözler kitabı, Risale-i Nur Külliyatının ana gövdesini ve esasını oluşturur. Risale-i Nur Külliyatından diğer eserler bu ana gövdeden ayrılmış dallar mesabesindedir. Bu itibarla Üstad Bediüzzaman Said Nursi, Sözler kitabına özel bir ihtimam göstermektedir. Kendi tabiriyle Sözler, günümüz insanlarının manevi yaralarına şifalı bir merhem, küfür karanlıklarından gelen hücumlara karşı en faydalı bir nur ve dalalet vadilerinde…

İşaratü’l-İ’caz

Bediüzzaman Said Nursî’nin, Birinci Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında savaş cephesinde yazmış olduğu İşaratü’l-İ’caz tefsiri gayet ince nükteli, kısa ve veciz ifadeli olduğundan ötürü kendi deyimiyle onun bir şaheseridir. Kur’an’ın i’caz özelliklerinden ve yönlerinden sadece nazmındaki i’cazı açıklamaya çalışan bu harika çalışma ne yazık ki sadece bir cilde münhasır kalmıştır. Bu bir ciltte sadece Fatiha Suresi…

Lem’alar

Değişik konularda telif edilen Lem’alar, Nur hizmetinin temel prensiplerini izah ederek Nur talebesinin manevi dinamiklerini ele alır.. Bu kitabın ihtiva ettiği konulardan bir kaçı: Hz. Yunus ve Hz. Eyyub’un kıssaları Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Şia arasındaki imamet ve hilafet meselesi Peygamber Efendimizin sünnetine uymanın önemi Şeytanın yaratılmasındaki hikmet ve gayeler Sedd-i Zülkarneyn nerededir, Ye’cüc ve…

Kastamonu Lahikası

Kastamonu Lahikası, Risale-i Nur’un ikinci dönem lahikalarıdır. Bu lahikaların yazıldığı 1936-1943 yılları arasında Üstad Bediüzzaman Kastamonu’da gözhapsinde ikamet etmektedir. Üstadın Kastamonu’daki sürgün hayatının önemli bir bölümü İkinci Dünya Savaşı yıllarına rastlar. Kastamonu Lahikası’nda yer alan mektuplar işte bu yılların yâdigarı olan mektuplardır. Üstad Bediüzzaman’ın belli dönemlerde yazmış olduğu mektuplar ne yazık ki, tarih taşımamaktadır. Gönül…

Mektubat

Tartışmalı ve ilginç bir çok soruya ikna edici cevapları ihtiva eden bu eserin telifi Bediüzzaman’ın sürgün yıllarına rastlar. Eser, çoğunlukla talebelerinin sordukları sorulara vermiş olduğu cevaplardan oluşmaktadır. * Cehennem nerdedir? * Hz. Adem Cennetten niçin çıkarıldı? * Velayet ve keramet meseleleri * Bediüzzaman’ın siyaset eleştirisi * Cemel ve Sıffin Vakası, Kerbela Olayı * Hilafet ve…

Bediüzzaman SAİD NURSÎ

Rumi 1293 (Miladî 1876) yılında Bitlis vilayetine bağlı Hizan kazasının İsparit nahiyesinin Nurs köyünde dünyaya geldi. Medrese tahsiline küçük yaşta başladı. Nurs’a yakın Tağ medresesine bir müddet devam eden Said Nursî henüz çocuk yaşlarında iken kabına sığmayan bir fıtrata sahipti. Sık sık medrese değiştiriyor, her gittiği yerde dikkatleri üzerinde topluyordu. Dokuz yaşında iken gittiği Doğubayezid’deki…

Mesnevi-i Nuriye

İslam tefekkür tarihinin altın zincirinde çağdaş halkayı teşkil eden Bediüzzaman, bu çağın, hayatı süratle kayıp giden evladı için Kur’an ve Sünnetten en kısa ve en selametli bir yolu ve metodu çıkarmıştır. Bu yol, bu hercümerc zamanda en kısa ve en selametli bir metotla bidat rüzgarlarına ve dalalet hücumlarına karşı çabuk sönmeye maruz kalan taklidi imanı,…

Meyve Risalesi

Bediüzzaman Said Nursî’nin 1944 yılında Denizli Hapishanesi’nde yazdığı ve “Meyve Risâlesi” adını  verdiği bu risâlede, mahpuslara ve gençlere iman ve ibadet konularında nasihatlerde bulunulmakta; Kur’an’daki tekrarların hikmeti açıklanarak Allah’ın varlığı ve birliği, âhiretin ve meleklerin varlığı delillerle ispat edilmektedir. Ebat: 10,5 cm x 16 cm Sayfa Sayısı: 152